Aromaterapi Nedir?

Yaklaşık 6000 yıllık geçmişe sahip olsa da özellikle koronavirüs pandemisi ile birlikte daha da geniş kitlelerce sahiplenildi aromaterapi. Hayatlarımızda deneyimlediğimiz bu yepyeni dönem ruhumuzu, bedenimizi, zihnimizi dengede tutmaya olan ihtiyacımızı daha da görünür kıldı. Şimdilerde aromaterapi yağlarının özellikleri daha çok merak ediliyor, buhurdanlıklar, difüzörler sipariş ediliyor ve bu benzersiz şifanın kaynağında derinlere iniliyor. Biz de farkındalık sahibi LoaVerde takipçileri için bir aromaterapi dosyası hazırladık ve “aromaterapi nedir?” sorusuna cevap aradık...

Kokusunu veren yani aromatik bitkilerin kök, sap, tohum, çekirdek, reçine, yaprak, çiçek, meyve veya bazen de bütününden elde edilen uçucu (esansiyel) yağların fiziksel, duygusal ve ruhsal sağlık için kullanımına ‘aromaterapi’ denmektedir. Bu uçucu yağlar bitkilerin hormonudur ve insan hormonuna etki ederler. Her güzel koku beyinde endorfin bezlerini harekete geçirir.

Aromaterapi çoğunlukla güzel kokuların organizma üzerindeki etkisi olarak bilinse de aslında bitkileri bir bütün olarak ele alan ‘fitoterapi’ (bitkisel tedavi) biliminin bir parçasıdır. Aromaterapi kapsamında uçucu yağlar aynı zamanda şifa amacıyla da kullanılmakta olup tamamlayıcı ve holistik tıp anlayışı içinde önemli bir yere sahiptir.

Ruh, Beden, Zihin Sağlığı İçin Aromaterapi

Aromaterapi, insanın bütünsellik, yani ruh, beden ve zihin birliğinin olduğu ve bunların birbirleriyle yakından ilintili olduğu ilkesine dayanır. Güzel kokulu yağlar aracılığı ile 'Ruh-Beden-Zihin' dengesini sağlamayı amaçlar. Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapi, günümüzde de çok geniş ve zengin bir kullanım alanına sahiptir.

Uçucu yağlar, tedavi edici alan dışında; kişisel bakım, “kendini iyi hissetme” karışımlarında, koku ve gıda sektöründe de kullanılırlar. Masaj, inhalasyon yoluyla mekan kokulandırma, cilt bakım ürünlerinde, gıdalarda ve hatta ev temizliğinde bile uçucu yağlar kullanılmaktadır.

Aromaterapinin Tarihçesi

Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapinin ilk olarak mumya yapımında eski Mısır uygarlığı tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Aynı çağlarda, eski Çin uygarlığı tarafından da aromaterapi yağları ve bitkileri tanrıya olan şükranın bir ifadesi olarak kullanılmaktaydı. Aromaterapinin tedavi ve güzellik maksadıyla kullanımı ise ilk olarak eski Yunan medeniyetlerinde ortaya çıkmıştır. Roma İmparatorluğu devrinde aromaterapi banyo sonrası masaj teknikleriyle kullanım alanı buldu. Eski Romalılar aromaterapi yağlarını eski Arap ve Hint medeniyetlerinden getirtiyorlardı. Günümüzde kullanıldığı şekliyle modern aromaterapinin babası Dr. Rene-Maurice Gattefosse’dir.

Esasen bir koruyucu hekimlik sistemi olan aromaterapinin kullanım alanı günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş olmakla birlikte bitkisel yağların geniş iyileştirici etkileri halen bilinmekte ve kabul edilmektedir.

Bitkilerin -kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum, sap, kök gibi- farklı yerlerinden çeşitli yöntemlerle elde edilen güzel kokulu yağlar uçucu özellik taşırlar. Bu şekilde atmosferde de buharlaşmış olarak mevcutlardır. Yağlar, pek çok bitkiye verdikleri koku ile karakter katan, kimyasal oluşumlardır.

Aromaterapi Yağları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Bitkisel yağlar bitkilerin özlerini oluşturmakla birlikte, adlarında belirtilenin aksine her zaman yağ içermek durumunda değillerdir. Bitkilerdeki yağların canlı hayatındaki yerleri çok iyi anlaşılmış olmamakla birlikte, hayvan hayatı açısından çekici/itici olarak önemli oldukları, kısmen bitkinin kendi bağışıklık sistemini oluşturdukları bilinmektedir. Bitkisel yağlar yanıcı olup, alkol ve sabun içinde erir ancak su içinde ancak %20′ye kadar eriyebilirler.

Aromatik kokuların yüzyıllardır doğal/bitkisel tedavi alanında kullanılmakta olması dolayısıyla, aromaterapinin bitki/şifalı ot uygulamalarının bir branşı olduğu düşünülebilir. Ancak şifalı ot ile tedaviyi aromaterapiden ayıran temel farklılıklar vardır. Aromaterapi kapsamında kullanılan yağlar, şifalı bitki tedavisinde kullanılan bitkilerden kat kat fazla kuvvetlidirler (Yaklaşık olarak 1 ton gül yaprağından ancak 250 gr gül yağı çıkartılabilmektedir) ancak buna rağmen pek çok aktif maddeyi de içermezler. Bu nedenle, aromaterapide kullanılan bitkisel yağın, aynı bitkinin şifalı ot tedavisinde kullanılanına göre farklı özellikler taşıması normaldir. Aromaterapide kullanılan yağlar, aynı bitkinin kurusundan 75-100 kat daha fazla kuvvetlidir…

Ruh, beden ve zihin sağlığının dengelenmesinde bu denli önemli olan ‘aromaterapi yağları’, LoaVerde’nin de ana ilgi alanlarından biri. İçeriklerinin saflığına, doğallığına inandığımız markalarımızın çeşit çeşit sabit (taşıyıcı) ve uçucu yağları şifasıyla online mağazamızda sizleri bekliyor.

Şifa ve sevgiyle…